ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: YAKIN KADİM (MODERN) DÖNEM
Yakın Kadim Dönem Çin’in en çalkantılı ve sistemin kökten değiştiği bir dönemi işaret eder. Çin edebiyatı, ülkenin geçtiği duruma paralel olarak, öğrenci hareketlerinin yanı sıra yaklaşan devrimin ayak sesleri ile birlikte radikal fikirlerin de ortaya çıktığı bir süreç içine girmiştir. Halkı yazılarıyla aydınlatmaya çalışan entelektüel yazarlar Lu Xun, Mao Dun gibi nicesi sadece bu dönem değil Çin Edebiyatı’nın da temellerini yeniden atmıştır. Tema olarak daha çok halkın dertleri, demokratikleşme, aydınlanma gibi temalar işlenmiştir. “Eski”nin ağdalı dili bir kenara bırakılmış, dolayısıyla üslupta da oldukça radikal adımlar atılmıştır. Modernleşme göstergesi olarak Çince için de çeşitli reformlar yapılmış, Çince karakterler Latin harflerine uyarlanmış hali yani “pinyin” sistemi kurulmuştur. Yakın Kadim Dönem Modern ve Çağdaş olmak üzere ikiye ayrılması sebebiyle ilk olarak Yakın Kadim (Modern) Dönemi ele alacağız. Bir sonraki yazıda da Yakın Kadim (Çağdaş) Dönemi inceleyeceğiz.
Yakın Kadim Dönem’in başlangıcı 1919 yılında gerçekleşen “4 Mayıs Hareketi” kabul edilmektedir. Fakat bu öğrenci hareketinin edebiyata olan etkilerini incelemeden önce Çin’in 1919 yılından önceki siyasi dönemini kısaca anlamamız gerekiyor. Çin’in son hanedanlığı olan Qing Hanedanlığı (1644-1911), dünyadaki demokratikleşme ve modernleşme hareketlerinin gerisinde kalmış, hanedan içinde yaşanan yolsuzluk ve güç mücadelesi gibi nedenler sebebiyle halk hiç olmadığı yoksul büyük bir buhran içindedir. İki Afyon Savaşı (1839-1842;1856-1860), Japon İşgali (1894-1895), 8 Müttefik Gücün Çin’i işgal etmesi (1900), neredeyse 25 milyon kişinin ölümü ile sonuçlanan Çin Kıtlık Dönemi (1906-1907), Çin halkını daha da büyük bir buhrana sürüklemiştir. Qing Hanedanlığı da kendini savunmaktan acizdir ve küçük düşürücü anlaşmalar imzalamaya zorlanmıştır. Ekim-Aralık 1911 tarihleri arasında Wuchang Ayaklanması patlak verir ve bu ayaklanmanın tüm Çin’e yayılmasıyla birlikte Qing Hanedanlığı devrilir. 1912’de Sun Yat-sen’in öncülüğünde de Çin Cumhuriyeti kurulur.
Bu süreç içinde dönemin entelektüelleri halkı bilinçlendirmek ve yeni rejimi Çin’in kendine özgü kültürünü kaybetmeden batılılaşmanın içine yedirerek yeni eserler vermeye başlamıştır. 15 Eylül 1915 yılında Chen Duxiu öncülüğünde kurulan “Yeni Gençlik Dergisi”nin Şangay’da ilk basımı yapıldı. Bu derginin önemi Lu Xun, Mao Dun gibi sonradan Çin Modern Edebiyatı’nın mihenk taşları sayılacak isimler yer almış olmasıdır. Aydınların yazılarında “bilim”, “demokrasi” gibi temalar ön plana çıkmaya başlamıştır. Adeta feodalizme karşı bir kültürel ayaklanmadır bu hareket.
Batılılaşma krizi bütün dünyada etkisini sert biçimde göstermeye başlamıştır. Nietzsche, Spinoza, Schopenhauer, Hegel, Kant gibi felsefecilerin kitapları çevrilmeye başlanmış; aynı zamanda Darwin gibi bilimadamlarının akademik çalışmalarını inceleyen Çinli aydınlar, batı felsefesi ve ekollerini Çin kültürüne adapte etmeyi ve bu şekilde de halkı bilinçlendirme sorumluluğu geliştirmişlerdir. Batılı ekolleri inceleyen aydınlar, demokratikleşme ve ilerleme gibi ilkeleri Çin kültürüne adapte ederken birden fazla görüş ayrılığı ortaya çıkmıştır. Çünkü Çin kültürü köklü ve kendi içinde bile oldukça baskın bir kültür olduğu için aydınlar temel olarak ikiye ayrılmıştır.
İlk temel görüş eski etik değerlere, eski edebiyata savaş açmaktır. Eskinin tamamen yıkılıp yerine yeni etik değerler, yeni geleneksel edebiyatı inşa etmektir. Burada eskiden kasıt feodal etik kodlar, feodalizmin övüldüğü edebiyattır. Onun yerine batılı değerlerin yani kişinin hak ve özgürlükleri, eşitlik, özgürleşme gibi yeni etik değerlerin edebiyat yolu ile içselleştirilmesidir. Örneğin, bir diğer önemli aydın Hu Shi “Edebiyat Devrimi Üzerine” adlı makalesinde “sekiz öneride” bulunmuş, dilin sadeleşmesi, özellikle okur yazarlık oranı zaten düşük olan halkın, ağdalı ve karmaşık yazıları anlayamayacağı için “白话” yani halk dilinde yazılması gerektiğini savunmuştur. Böylelikle halk demokrasiyi ve devrimi daha kolay içselleştirecektir. Hu Shi’ya göre Yeni Çağ’ın Yeni Edebiyat’ı olmalıdır. Yeni Edebiyat’ında yeni bir dil aracı olması gerekir. Bu nedenle klasik Çin yazıları eski gücünü kaybetmeye başlamıştır.
Chen Duxiu’da Hu Shi’nın yazısına karşılık olarak önce şu sözleri söylemiş: “Edebiyat devrim rüzgârı bir günde olmadı. Bu bayrağı ilk öne süren benim dostum Hu Shi’dir. Ben de memnuniyetle, tüm akademik kesimin düşmanlıklarına göğüs gererek, ‘devrimci edebiyat ordusu’nun büyük bayrağını yükseltiyor, dostum Hu Shi’ya destek veriyorum.” “Devrimci Edebiyat Ordusunu”ndan kasıt “Yeni Gençlik Hareketi”nin öncüleri yani kendileridir. Chen Duxiu bu şekilde yoldaşına destek vermiştir. Kendisi “sekiz öneriye” “üç ilke” daha eklemiştir. Bu ilkeler şu şekilde özetlenebilir; ağdalı burjuva edebiyatı yerine halkın da anlayabileceği türden daha lirik dil oluşturmak. Halkın dertlerini anlatan daha içten, gerçekçi temalar üretmek, anlaşılması zor “dağ, orman” edebiyatını yıkıp yerine sosyal edebiyat inşa etmek. Görüldüğü üzere, klasik edebiyatta anlatılan ağdalı doğa tasvirleri, süslü ve örtülü bir şekilde anlatılan “burjuva dertleri”, modern edebiyatın öncüleri tarafından içten bulunmamış, halk tarafından da anlaşılamadığı için “değersiz”görülmüştür.
İkinci temel görüş ise daha ılımlı, batılı fikirlerin belli bir ölçüde Çin kültürüne adapte edilmesidir. İlk fikirin fazla radikal ve Çin halkını kimliksiz bırakacağı düşünülmüştür. Çin kültürünün mükemmel olmadığını fakat batı kültürünün de Çin kültürünü yekten değiştirebilecek kadar keskin uygulanmamasını savunurlar. Bu görüşün önemli temsilcierinden Yan Fu “Çin usulü öğrenimi batı tarzında uygulama” tezini savunmuştur. Bu tez genel olarak demokratikleşme ve insan haklarını destekleyen ama Çin kültürü içinde de yer alan aile, atalar gibi geleneksel kültürlerini de korunması gerektiğini savunur. Hu Shi’da daha sonradan bu görüşe katkıda bulunmuş ve şöyle güzel bir örnek vermiştir: “Batı’nın kullandığı çatal bıçak yerine, Çinliler yemek çubuklarıyla yemeğe devam etmeliler” demiştir. Batı ve Çin kültürünü birbirine doğru kaynaştırmak için, aydınlar iki kültürü de çok yoğun bir şekilde araştırmaya ve incelemeye başlarlar. Bu görüşü savunan aydınlar, batılı felsefecilerin, edebiyatçıların çevirilerini en düzgün şekilde yapan ve Çin felsefesi, edebiyatına uygun şekilde adapte etmeye başlarlar. Örneğin, ilk aşamada hem Çin kültüründe hem batı kültüründe yanlış kaynaşmış bilgileri düzeltip yeniden adapte etmişlerdir. Böylece bu ekolün öncüleri güvenilirlik kazanmışlardır.
“4 Mayıs 1919 Hareketi” öncesi aslında Modern Çin Edebiyatı’nın temelleri atılmıştır. Ülkenin aydınları çeşitli ilkeler ve doktirinler yazmış, Çin halkını aydınlatmak için yoğun çaba göstermiştir. Modern Edebiyat’ın ilk önemli eseri ise Lu Xun’ün 1918 yılında yayımladığı “Bir Delinin Günlüğü”dür. Bu eserle birlikte edebi devrimin başarısı kanıtlanmış olup, dönemin genç aydınlarına da ilham olmuştur. Lu Xun yeni geleneksel edebiyatın yeni “ulusal karakteri” olması gerektiğini belirtiyordu. 1922 yılında yayımladığı ölümsüz eseri “Ah Q’nun Gerçek Hikayesi” ile birlikte artık yeni geleneksel edebiyatında ulusal karakterleri oluşmuş oldu. Lu Xun Modern Çin Edebiyatı’nın edebi temasını şu şekilde tanımlıyordu: “İnsanları tedavi etmek ve kurtarmak için önce onların acılarını gün ışığına çıkarmak gerekiyor.” Lu Xun’ün bu cümlesi Yakın Kadim (Modern) Dönemin en güzel özetidir diyebiliriz. Çünkü Eski Kadim dönemlere kıyasla bu dönem daha halkın çektiği acılara, kadın erkek eşitliğine, bireysel ve toplumsal özgürlüğe, demokrasiye adanmış; dilde ise halk dilinde ve örtülü anlatımdan uzak üslupla yazılmış bir edebiyattır. Dolayısıyla dönemin aydınlarının “içten” tanımı bu edebiyatın tam karşılığıdır.
Aslında burada bahsettiğimiz bütün aydın yazarlar geleneksel Çin eğitimi almışlardır. Fakat bu eğitimin artık modernize olamayacak kadar ağırlaştığını ve geride kaldığını da birinci elden deneyimlemişlerdir. Bazı dönemdaşları bu yeni geleneksel edebiyatın fazla sade, çünkü eski geleneksel edebiyatta binden fazla karakter, ağdalı doğa tasvirleri gibi anlatımları daha değerli ve yüksek edebi değer olarak görüyorlardı, dolayısıyla edebi değerlerinin düşük olduğunu yazmışlardı. Fakat artık dönemin ruhu değişmiş, yeni sistem, yeni standartlar getirmişti. Böylelikle Yakın Kadim (Modern) Edebiyat Çin Cumhuriyeti ile birlikte doğmuş oldu.
Ekin YEŞEREN
爱勤
Kaynakça / 参考文献:
-
袁行霈. 《中国文学史》高等教育出版社, 2014
-
陈独秀. 文学革命论[J]. 新青年, 1917, 2(5).
-
冯保善.《文化视阈中的近古文学研究》中华书局出版, 2020
[4]Yao Dan. Çin Edebiyatı.Kaynak Yayınları, 2016
[5]Li Chunyu. Eski Çağlardan Günümüze Çin Edebiyatı.Kaynak Yayınları, 2020
[6]John Keay. Çin Tarihi. İnkılap Yayınları, 2020
[7]Afife Hellena Sözmen. Modern Çin Edebiyatının Öyküsü. Çince aslından çeviren: Afife Hellena Sözmen. Nota Bene Yayınları, 2019.