İSTANBUL, 21 Mayıs (Xinhua) -- Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle Cumhuriyet gazetesinde bir köşe yazısı yayımladı.
Jiang, 'Dostluk ağacı gençlikle büyüsün' başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:
Görevime başlayalı bir yılı aşkın bir süre geçmiş bulunuyor. Bu süre zarfında Türkiye'nin birçok ilini ziyaret etme fırsatı buldum. Ankara'dan İstanbul'a, sahil kasabalarından Anadolu'nun iç bölgelerine kadar genç arkadaşlarla görüş alışverişinde bulundum. Onların özgüveni, dinamizmi ve azmi beni derinden etkiledi ve bana moral verdi. Bu ruh hali bana binlerce kilometre uzaktaki Çinli gençleri hatırlattı. Gençlik nasıl olmalıdır? Sanırım bu sorunun en güzel cevabını gençlerimiz vermiştir.
Vatanseverlik, gençlerimizin manevi özünü oluşturmaktadır. Tarih boyunca iki halkın da damarlarında dolaşan vatanseverlik duygusu asla yıkılamaz ve yok edilemez. 4 Mayıs 1919'da, 'Vatan topraklarımız teslim edilemez, halkımız boyun eğemez' diye yemin eden bir grup Çinli vatansever gencin direniş gösterip Beiyang Hükümeti'ni eşit olmayan anlaşmaları imzalamaktan vazgeçirmesiyle Çin'in Yeni Demokratik Devrimi'nin perdesi açılmıştır. Aynı yılın 19 Mayıs günü Samsun'a ayak basan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ulu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk de Türk Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmış, vatansever gençlerin milli egemenlik ve bağımsızlık için kahramanca savaşmasına liderlik etmiştir.
Çin'de yapılan kapsamlı bir gençlik araştırmasına göre gençlerin yüzde 97,4'ü Çin milletinin gelişiminden gurur duymaktadır. Kısa süre önce NATO üyesi ülkelere yönelik benzer bir kamuoyu araştırması da Türklerin yüzde 88'inin vatanı için savaşmaya hazır olduğunu göstermiştir. Türkiye bu oranla listenin başında yer almaktadır. Günümüz gençlerinin adeta damarlarına ve genlerine işlemiş bu güçlü vatan sevgisi, bu gençlerin büyük manevi güç kaynağı olduğu kadar, halklarımızı birbirine bağlayan bir gönül köprüsüdür.
Azimle çalışmak, gençlerimizin öne çıkan özelliği, çaba göstermek ise gençliğin en parlak rengidir. Bireysel ideallerini ulusal kalkınma hedefleriyle birleştiren sayısız Çinli genç, bilim ve teknoloji, kırsal kalkınma, sosyal hizmetler ve sınır muhafızlığı gibi alanlarda öncü ve önemli rol üstlenmektedir. Genç araştırmacılar ise bu konuda özellikle öne çıkmaktadır. Chang'e-6 Ay görevinden ışık tabanlı kuantum bilgisayarı Jiuzhang-3'e, küresel radyo teleskobu FAST'tan DeepSeek uygulamasına kadar birçok projede 90'lar kuşağından bilim insanları kritik önemde görevler üstlenmekte ve teknolojik darboğazları aşmaktadır. Türkiye'nin çeşitli sektörlerde aktif olan genç yetenekleri de aynı şekilde göz doldurmaktadır. Baykar Teknoloji, yaş ortalaması sadece 29 olan üretim ve araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) ekibiyle Türk savunma sanayisini dünyanın ön sıralarına taşımıştır. Türkiye Erkek Milli Futbol Takımı'nın genç oyuncuları, güçlü rakiplerini mağlup ederek 24 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanmıştır. Eylem, azim ve mücadele, yeni dönemde gençliğin canlı tasviri gibidir.
Karşılıklı etkileşim ve birbirinden öğrenme, gençlerimizin ortak arzusudur. Kadim medeniyetler olan Çin ve Türkiye, birbirinden coğrafi olarak uzak olmasına karşın, iki medeniyet arasında tarih boyunca dostane temaslar ve dokunaklı hikayeler hiç eksik olmamıştır. 'İlim Çin'de de olsa gidip alınız' diye bir söz vardır. Gençlerimizin birbirinin dili ve kültürüne olan ilgisinin her geçen gün arttığını görmekten memnuniyet duyuyorum. Türkiye'nin doğusundaki Bitlis ilinde de Türkiye'de Çince eğitim veren ilk lise açılmıştır. Türkiye'nin dört bir yanından gençler kültürel etkinliklere yoğun ilgi gösteriyor. Gençler, çizimleriyle hayallerindeki Çin'i resmediyor, akıcı Çince konuşarak Çin'e duydukları sevgiyi ifade ediyor ve Çin'i objektifleri ve kalemleriyle gerçek, kapsamlı ve çok boyutlu bir şekilde kaydediyor. Genç Sinoloji Profesörü Dr. Giray Fidan, Çin klasiklerini Türk okuyucularla buluşturarak büyük yankı uyandırmıştır. Geçtiğimiz ay Ankara'da açılışı yapılan Küresel Medeniyet Girişimi Araştırma Merkezi ise medeniyetlerimizin diyalog kurması ve birbirinden öğrenmesine yönelik yeni bir platform sağlamıştır. Dünya medeniyetleri bahçesinin çiçek açması ve serpilmesi için gençlerimiz medeniyetlerimizi ve kadim dostluğumuzu miras alıp geleceğe taşımalı ve Küresel Medeniyet Girişimi'ni el birliğiyle hayata geçirmelidir.
Gençlerimiz dünyayı ortak sorumluluk bilinciyle kucaklayacaktır. Küreselleşmenin hızla derinleştiği bir çağda büyümüş olan günümüz gençleri, yalnızca kendi ülkelerinin kalkınmasıyla değil, dünyada olup bitenlerle de yakından ilgilenmekte ve siyasi yaşam ve uluslararası işbirliğine aktif biçimde katılmaktadır. Genç Türk arkadaşlarla küresel yönetişim, bölgesel güvenlik ve biyoçeşitlilik gibi konular üzerine gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmelerde, herkes Çin'in uluslararası ve bölgesel meselelere yönelik tutumuna büyük ilgi göstermekte ve Çin'in dünya barışı ve kalkınması için daha büyük bir rol üstlenmesini arzu ettiğini dile getirmektedir. Çin her zaman dünyada barışı tesis etmekte, küresel kalkınmaya katkı yapmakta ve uluslararası düzeni savunmaktadır. Çin'in art arda ortaya koyduğu dört büyük girişim, kalkınma, güvenlik, medeniyet ve küresel yönetişim açılarından insanlığın ortak sorunlarına Çin çözümünü sunmuş ve uluslararası toplumdan büyük destek görmüştür. Gençlerimiz, hegemonyadan korkmamakta, tek taraflılığa karşı çıkmakta ve adalet ve hakkaniyet peşinde koşmaktadır. Gençlerimiz, insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluğun inşası hedefi doğrultusunda, barış, kalkınma, işbirliği ve ortak kazanç temelinde yeni sayfaları birlikte açmalıdır.
Büyük ve dinamik genç nüfusa sahip iki ülke olan Çin ve Türkiye, gençlerin gelişiminin önünü açmak üzere destekleyici mekanizmaları güçlendirmektedir. İçinde bulunduğumuz yıl, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıldönümüdür. Bu yıl, gençlerimizin çalışmasının tam zamanıdır. Ülkelerinin modernleşme ve kalkınmasını ve ikili ilişkilerimizin dalgaları yararak ilerlemesini sağlamak üzere, gençlerimiz fırsatları kollayıp girişimci bir ruhla yenilik ve atılım yapmalı, zorlukların üstesinden cesaretle gelmeli ve gençlikten gelen güçlerini birleştirmelidir.■
