Çin'de Bahar Bayramı'na sayılı günler kala ülke genelinde renkli etkinlikler düzenleniyor
Çin'de Bahar Bayramı'na sayılı günler kala ülke genelinde renkli etkinlikler düzenleniyor
İçeriği Görüntüle

İSTANBUL, 6 Şubat (Xinhua) -- Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 55'inci yıldönümü dolayısıyla kaleme aldığı 'Çin-Türkiye İşbirliği Parlak Bir Geleceğe Sahiptir' başlıklı makalede, iki ülke ilişkilerinin geldiği noktayı ve geleceğe yönelik işbirliği potansiyelini değerlendirdi. Jiang, makalesinde Çin-Türkiye ilişkilerinin 55 yıllık süreçte giderek olgunlaştığını belirterek, Konfüçyüs'ün 'İnsan kaderini elli yaşında kavrar' sözünü hatırlattı ve iki ülke ilişkilerinin daha istikrarlı ve derin yeni bir aşamaya girdiğini vurguladı. Çin ile Türkiye'nin 1971'de diplomatik ilişkiler kurduğunu, 2010'da ise stratejik işbirliği ilişkisi tesis ettiğini hatırlatan Jiang, karşılıklı siyasi güvenin sürekli güçlendiğini, işbirliğinin ise tüm alanlarda ivme kazandığını ifade etti. İkili ticaret hacminin başlangıçta 1 milyon doların altında olduğunu, bugün ise yaklaşık 50 milyar dolara ulaştığını kaydeden Jiang, karşılıklı yatırımların sıfırdan 3,6 milyar ABD dolarına yükseldiğini, Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısının ise 400.000'i aştığını belirtti. Büyükelçi, Çin ve Anadolu uygarlıklarının, zaman ve mekanı aşarak diyalog kurduğu ve birbirini tamamladığını, iki ülkenin de uluslararası ve bölgesel meselelerde yakın eşgüdüm içinde hareket ederek dünya barışı ve kalkınmasına ortaklaşa katkı sunduğunu da dile getirdi. Günümüzde Çin ve Türkiye'nin ekonomik dönüşüm ve güncelleme ile ulusal güçlenme ve yeniden canlanma hedefleri açısından kritik bir aşamada bulunduğuna dikkat çeken Jiang, iki ülkenin kalkınma işbirliğinde zorluklar değil fırsatların öne çıktığını ve tarafların birbirlerini tamamlayıp ortak refaha ulaşabileceğini belirtti. Çin pazarının Türk şirketleri için büyük fırsatlar sunduğunu ifade eden Jiang, KÖKSAN Grubu'nun Jiangsu eyaletinin Rudong kentindeki 700 milyon ABD dolarını aşan yatırımını, Sampa Otomotiv'in Taicang kentinde kurduğu ilk yurtdışı üretim üssünü örnek gösterdi. Antep fıstığının ve Türkiye'ye özgü süt ürünleriyle zeytinyağı gibi gıda ürünlerinin Çinli tüketicilerin günlük yaşamına girdiğini de belirten Jiang, Arzum, LAVA, MADO ve Türk mutfağının Çin'de artan ilgisine dikkat çekti. Öte yandan Çinli şirketlerin Türkiye'deki yatırımlarının da arttığını belirten Jiang, toplam doğrudan yatırımların 3,2 milyar ABD dolarını aştığını, çok sayıda Çin sermayeli şirketin Türkiye'nin çeşitli sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, yüksek seviyede istihdam yarattığını ve sosyal sorumluluklarını aktif biçimde yerine getirdiğini belirtti. Büyükelçi ulaştırma, enerji ve altyapı alanlarındaki projelerin Türkiye'nin kalkınmasına katkı sunduğunu belirterek, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesi'nin 2. etabı, İstanbul Havalimanı metro hattı ve Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi'nin bu işbirliğinin öne çıkan örnekleri arasında yer aldığını ifade etti. Büyükelçi, Çin'in Türkiye'deki en büyük doğrudan yatırım projesi olan Emba Hunutlu Termik Elektrik Santrali'nin, ülkenin elektrik arzına katkı sağladığını ve arıtılmış atık suyun tarımsal sulamada kullanılmasıyla su yönetimine destek verdiğini belirtti. Jiang ayrıca, 6 Şubat depremlerinin ardından Çinli şirketlerin afet bölgelerinde yürütülen çalışmalara hızlı ve gönüllü şekilde katıldığını ifade etti. Makalesinde Çin-Türkiye işbirliğine yönelik eleştirilere de değinen Jiang, Çin sanayisinin gelişiminin pazarı daraltarak sanayi zincirini ele geçirdiği ve bunun Türk şirketlerinin zarar görmesine yol açtığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Jiang, son dönemde tekstil sektöründe yaşanan daralmanın temel nedenlerinin, küresel talepteki zayıflama, artan iş gücü ve üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ile tedarik zincirlerindeki yapısal değişimler olduğunu belirtti. Çin-Türkiye ticaretindeki dengesizlik konusunun da sıkça gündeme geldiğini anımsatan Jiang, Türkiye'nin Çin'den ithal ettiği ürünlerin yaklaşık yüzde 80'inin elektronik ürünler, makine ve ekipmanlar ile endüstriyel hammaddeler gibi ara mallardan oluştuğunu, bunların aynı zamanda Türkiye'nin başlıca ihraç ürünleriyle örtüştüğünü vurguladı. Tekstil sektörüne ilişkin değerlendirmesinde ise Jiang, ipliğin Türkiye'nin tekstil ihracatının yaklaşık yüzde 21'ini oluşturduğunu, küresel iplik ticaretinde yüzde 3,1 paya sahip olan Türkiye'nin bu ipliğin önemli bir bölümünü Çin'den tedarik ettiğini söyledi. Jiang, bu verilerin Çin-Türkiye işbirliğinin Türkiye'nin kalkınmasını zayıflatmak bir yana, imalat sanayisinin temelini güçlendirdiğini, ihracatın artmasına katkı sağladığını ve uluslararası rekabet gücünü desteklediğini ortaya koyduğunu ifade etti. Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Jiang, Çin'in yüksek kaliteli kalkınmayı kararlılıkla ilerleteceğini, modern bir sanayi sistemi tesis edeceğini, akıllı ve yeşil dönüşüm ve entegrasyon doğrultusunda hizmet sektörünün nitelikli ve verimli gelişimini ve dışa açılımını teşvik edeceğini vurguladı. Türkiye'nin ise jeostratejik konumu ve güçlü sanayi altyapısıyla küresel üretim ve tedarik zincirlerinde öne çıktığını, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'ni hızla hayata geçirdiğini kaydetti. Jiang, iki ülkenin kalkınma stratejileri arasındaki uyumun artırılmasıyla karşılaştırmalı üstünlüklerden daha etkin şekilde yararlanılabileceğini, üst ve alt sektörlerin birbirini tamamladığı bir işbirliği modeli oluşturulabileceğini söyledi. Bu kapsamda bilim ve teknoloji ile sanayi inovasyonuna yönelik entegrasyonun teşvik edilebileceğini, hizmet sektörü başta olmak üzere yeni işbirliği alanlarının geliştirilebileceğini ve üçüncü ülke pazarlarında ortak projeler yürütülebileceğini ifade eden Jiang, tüm bu adımların Çin-Türkiye ilişkilerini daha da yakınlaştırarak karşılıklı fayda ve ortak kazanç temelinde daha ileri bir düzeye taşıyacağını vurguladı.■

Kaynak: RSS