ANKARA, 25 Şubat (Xinhua) -- Geleneksel Çin tıbbının dünyada yaygınlaşmasıyla giderek daha çok sayıda kişi bu kadim tedavi yöntemlerinden fayda sağlıyor. Türkiye'de de Çin akupunkturu, sağlıkla ilgili faydalarının yanı sıra iki ülkeyi birbirine bağlayan ve gittikçe büyüyen bir köprü görevi görüyor.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hicran Demir Uşan'ın Ankara'da modern plazalar, bulvarlar ve iş merkezlerinin yükseldiği bir semtte bulunan kliniğinde binlerce yıllık bu tedavi geleneği sessizce uygulanıyor.

Kökleri Çin'e uzanan akupunktur, cam cepheli binaların arasındaki bu klinikte Türkiye'de son yıllarda artan ilgiyle daha fazla hastaya ulaşıyor.

Raflarında anatomi kitapları bulunan kliniğin, duvarlarında tıp diplomaları, bir köşesinde de insan bedenindeki meridyen noktalarını gösteren şemalar asılı.

Çin'in Gansu eyaletinde düzenlenen drone ışık gösterisi izleyenleri büyüledi
Çin'in Gansu eyaletinde düzenlenen drone ışık gösterisi izleyenleri büyüledi
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de 2014 yılında Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği yayımlandı. Yönetmelik sonrası akupunkturu aktif olarak uygulamaya başlayan Dr. Uşan, Xinhua'ya yaptığı açıklamada, 'Akupunktur aslında çok kadim bir tedavi olmakla birlikte Türkiye'de çok yaygın uygulanan bir yöntem değildi' diyor.

Akupunktur uzmanı Dr. Hicran Demir Uşan, Ankara'daki kliniğinde bir hastaya akupunktur tedavisi uyguluyor, 23 Şubat. (Fotoğraf: Mustafa Kaya/Xinhua)

Bu yöntemle Türkiye'de değil, Almanya'da karşılaştığını belirten Uşan, '12 yıl önce uzman bir hekimken yurtdışından bir araştırma için kabul aldığım sırada Almanya'da akupunkturla tanıştım. Orada eğitim aldım' diyor.

Türkiye'deki yasal zemininse 12 yıl önce atıldığına dikkat çeken Uşan, '2014 yılında Sağlık Bakanlığı, tamamlayıcı tıp yönetmeliği adıyla bir yönetmelik çıkardı. Akupunktur bundan sonra yaygınlaşmaya başladı' ifadelerini kullanıyor.

Uşan, 'Ben de akupunktur eğitmeniyim. Sağlık Bakanlığı kapsamında akupunktur eğitimleri veriyoruz. 12 yıldır bu eğitimlerin yaygınlaşmasıyla beraber ve tedaviden görülen fayda üzerine hastaların da talepleri arttı. Dolayısıyla akupunktur artık çok daha yaygın bir şekilde uygulanıyor' diye belirtiyor.

Kliniğine gelen hastaların önemli bir kısmının kronik ağrılardan muzdarip olduğunu belirten Uşan, 'Daha çok ağrı şikayetleri ile, özellikle de nöröpatik ağrı şikayetleri ile gelen hastalara akupunktur uyguluyorum' diyor.

Akupunktur uzmanı Dr. Hicran Demir Uşan (ortada), Ankara'daki kliniğinde bir hastaya akupunktur tedavisi uyguluyor, 23 Şubat. (Fotoğraf: Mustafa Kaya/Xinhua)

Modern tıbbın açıklamakta zorlandığı bazı durumlarda geleneksel Çin tıbbının farklı bir bakış sunduğunu vurgulayan Uşan, 'Bazen geleneksel tıbbın açıklayamadığı semptomlar ve hastalık durumlarına yönelik geleneksel Çin tıbbının çok güzel açıklamaları ve çözümleri var' diye belirtiyor.

Uşan, Çin'e henüz gitmemiş olsa da bunu bir hayal olarak gördüğünü ifade ederek, 'Çin'e gitmedim ama gitmeyi çok isterim. Orada akupunktur uygulama sürecini takip etmek en büyük hayallerimden biri' diyor.

Klinikteki tedavi odasında 46 yaşındaki hemşire Öznur Selvi yaşadığı dönüşümü anlatıyor. Beyin kanaması sonrası ciddi denge kaybı yaşadığını belirten Selvi, 'Tedaviye ilk başladığımda yürüyemiyordum. Buraya gelirken üç kişi bana eşlik ediyordu çünkü ciddi bir denge sorunum vardı. Tedaviye başladıktan sonra bunlarda ciddi azalma oldu. Akupunktura daha ciddi bir şekilde sarılmaya başladım' diye açıklıyor.

Zamanla konuşma ve tat duyusunda da iyileşme gördüğünü ifade eden Selvi, 'Akupunkturla tat duygum yerine gelmeye başladı, konuşma becerimde iyileşme oldu. Ben çok faydasını gördüm, bunun kişisel örneği benim' ifadelerini kullanıyor.

Kadim Çin tıbbının tarihini öğrendikçe güveninin arttığını da ekleyen Selvi, 'Akupunkturun kadim Çin tıbbında yeri olduğunu öğrendim, yıllar önce insanlar bunu uygulamış ve boş iddia düzeyinde rahatlamalar değildir diye düşündüm. Herkese tavsiye ederim ve Türkiye'de yaygınlaşmasını isterim' diyerek temennisini dile getiriyor.

29 yaşındaki Emre Kazlı da kliniğe romatizma ve fibromiyalji şikayetleriyle başvurmuş.

Aylarca düzenli seanslara katılan Kazlı seansların ardından yaşadığı değişimi şu sözlerle anlatıyor: 'Düzenli tedavi sonucunda ciddi düzeyde rahatlama elde ettim. 6 aylık bir süreçten sonra ağrılarım tamamen geçti.'

Türkiye'de modern sağlık sisteminde yasal çerçeveyle uygulanan akupunktur artık alternatif bir arayıştan ziyade tamamlayıcı bir seçenek olarak görülüyor.

Başkentin modern yüzünün ortasında, cam kulelerin gölgesinde uygulanan bu kadim yöntem, Doğu'dan Batı'ya uzanan bir şifa köprüsünü simgeliyor.

Ankara'daki bu klinikte akupunkturda kullanılan iğneler yalnızca sinir uçlarına dokunmuyor, iki ülke arasında kültürel ve tıbbi etkileşimin derinleşmesine de katkı sunuyor.

Kaynak: RSS