GAZZE, 19 Mayıs (Xinhua) -- Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, fon yetersizliği nedeniyle işgal altındaki Filistin topraklarında insani yardım faaliyetlerinin kısıtlanmasıyla daha fazla insanın açlığa mahkum olduğunu ve hayati önemdeki hizmetlerden mahrum kaldığını söyledi.
Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin verdiği bilgileri aktaran Haq, Gazze ve Batı Şeria'daki yaklaşık 3 milyon kişiyi desteklemek üzere yapılan 4 milyar doların biraz üzerindeki 2026 acil durum fonu çağrısının an itibarıyla 490 milyon dolarlık kısmının toplandığını kaydederek, bunun toplam miktarın sadece yüzde 12'sine karşılık geldiğini belirtti.
Fon yetersizliğinin, gıda yardımlarını belirgin şekilde etkilediğini ifade eden Haq, Gazze'de BM ve insani yardım ortaklarının desteğiyle aşevlerinin günde 1 milyon kişiye yemek dağıttığını ve bu rakamın şubat ayındaki günlük 1,8 milyonun gerisinde kaldığına dikkat çekti.
Sözcü, insani yardım operasyonlarının, sınırlı fonların yanı sıra kritik önemdeki yedek parçalar ve yedek jeneratörler gibi ekipmanların girişine yönelik kısıtlamalar ile akaryakıt ve motor yağı sıkıntısı nedeniyle de sekteye uğradığını söyledi. Haq, kilit önemdeki ortaklarının faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar, Gazze içerisindeki hareket kısıtlamaları ve hasar gören yollar ve altyapının da operasyonlarını zorlaştırdığını ifade etti.
Gazze'de süren askeri operasyonların sivilleri etkilemeye devam ettiğini belirten Haq, sahadaki BM ortaklarının bildirdiğine göre hafta sonu Han Yunus'un ve Gazze kentinin doğusundan 150'den fazla ailenin yerinden edildiğini söyledi. Haq, yerinden edilen ailelerin, bölgede yer değiştiren tanklar ve bombardıman nedeniyle bölgeden kaçtıklarını söylediklerini de aktardı.
Gazze'de yaşayan 2,1 milyon kişinin çoğunun genellikle zorlu koşullar altında ve halen yerinden edilmiş durumda olduğunu söyleyen Haq, 'Siviller her zaman korunmalıdır. Temel ihtiyaçlarının karşılanabileceği daha güvenli yerlere taşınmalarına ve koşullar elverdiğinde gönüllü olarak geri dönmelerine izin verilmesi de bu kapsama girmektedir' dedi.■