ANKARA, 9 Haziran (Xinhua) -- Köklerinin Uzak Doğu'ya uzandığına ve kadim İpek Yolu üzerinden Anadolu'ya taşındığına inanılan ebru sanatı yüzyıllardır kültürler arasında köprü işlevi görmeye devam ediyor.

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne alınan bu geleneksel sanat, günümüzde yoğun iş temposu ve dijital çağın hızından bunalan insanlar için bir terapi ve ruhsal dinginlik sağlayan bir uğraş olarak yeniden ilgi görüyor.

Ebru sanatçısı Ayşen Avcı Çavdar, Ankara'nın Ümitköy semtindeki atölyesinde hem sanatını icra ediyor hem de eğitim veriyor. Xinhua'ya konuşan Çavdar, yaklaşık 25 yıldır bu sanatla ilgilendiğini ve farklı yaş ve meslek gruplarından öğrenciler yetiştirdiğini söyledi.

Ebru sanatının özünde sabır, dinginlik ve teslimiyet bulunduğuna dikkat çeken Çavdar, 'Ebru sanatının en büyük özelliği bir sabır sanatı olması ve aslında bir teslimiyeti ifade etmesidir. Günümüz dünyasında her şey çok hızlı ilerliyor. İnsanlara dinginlik vermesinin en büyük nedenlerinden biri de bu' dedi.

Teknolojinin yaşamın temposunu sürekli artırdığını ifade eden Çavdar'a göre insanlar çoğu zaman anı yaşamakta zorlanıyor. Sanatçı, ebru sanatının özündeki yavaşlık, odaklanma ve sabır nedeniyle özellikle gençlerin son dönemde bu sanata daha fazla yöneldiğini belirtti.

'Gençler bizlerden de hızlı yaşıyor. Kendileri için bir arayıştalar ve ebru sanatında kendilerini buluyorlar' diyen Çavdar, son yıllarda atölyedeki genç kursiyer sayısında belirgin bir artış gözlemlediklerini dile getirdi.

Ebru sanatçısı ve eğiticisi Ayşen Avcı Çavdar, Ankara'daki atölyesinde hazırladığı ebru çalışmasını gösteriyor, 6 Haziran 2026. (Fotoğraf: Mustafa Kaya/Xinhua)

Tarih boyunca kitap süslemelerinden saray sanatlarına kadar birçok alanda kullanılan ebru, günümüzde zihni sakinleştiren ve kişinin kendisiyle bağ kurmasını sağlayan bir uğraş olarak görülüyor. Suyun üzerinde her seferinde farklı desenlerin ortaya çıkması, sanatçıyı sürece odaklanmaya ve sonucu olduğu gibi kabul etmeye yönlendiriyor.

Çavdar'a göre ebru sanatının Anadolu'ya ulaşmasında İpek Yolu yalnızca ticari bir rol oynamadı.

'İpek Yolu sadece ticaretle ilgili değildi. İnsanların kaynaşması için aslında ticaretten çok sanata ihtiyaç var, çünkü sanat daha birleştirici bir yapı sunuyor. Ticaret anlıktır ama sanat öyle değil. Çünkü sanat unutulmaz' diyen Çavdar, kültürel etkileşimlerin toplumlar arasında daha kalıcı bağlar oluşturduğunu vurguladı.

Ebru sanatının kökenlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çavdar, 'Ebru sanatı Anadolu'ya İpek Yolu üzerinden ulaştı. Osmanlı döneminde ise bu tür sanatlar öncelikle saray çevresinde icra ediliyordu' dedi.

Sanatçı, ebru sanatıyla Çin kaligrafisi arasındaki dikkat çekici benzerliklere de değindi. Her iki sanatta da doğadan elde edilen malzemelerin kullanıldığını belirten Çavdar, 'En büyük benzerlik doğal oluşları. İkisinde de toprak var, su var. Bunlar doğada bulacağınız maddeler. Bence ikisi birbirine çok yakışıyor, uyum içinde var olan iki sanat' ifadelerini kullandı.

Geçmişte Çinli öğrencileri de ağırladığını anlatan Çavdar, 'Buraya gelmiş bir Çinlinin bu Türk sanatını öğrenmek istemesi ve ülkesine götürmek istemesi bizim için çok değerli. Onların burada olması da bizim için onur verici' dedi.

Yaklaşık dokuz yıldır ebru sanatıyla ilgilenen kursiyer Esengül Şahin ise bu yolculuğun bir hobi olarak başladığını, ancak zamanla hayatının önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.

Ebru sanatçısı ve eğiticisi Ayşen Avcı Çavdar'ın Ankara'daki atölyesinde ebru çalışması yapan kursiyerler, 6 Haziran 2026.(Fotoğraf: Mustafa Kaya/Xinhua)

Özel sektörde çalıştığını ve yoğun iş temposunun ardından kendisine bir nefes alanı aradığını dile getiren Şahin, 'Suyun rahatlatıcı gücü nedeniyle başladım. Ebru sanatı sizi farklı bir yola götürüyor' dedi.

Şahin, ebru yaparken yaşadığı deneyimi anlatırken, 'En başta bir rahatlama hissediyorsunuz. Suyla konuşuyorsunuz, o da size cevap veriyor. Bazen de cevap vermiyor. Özel sektörün getirdiği ağır çalışma koşulları ve tempoda insan ister istemez rahatlayacağı bir yer arıyor. Ebru sanatı bu açıdan benim için birebir' ifadelerini kullandı.

Ezel Akay:  Film projemizde Çinli yetkililerin karar vermesini bekliyoruz
Ezel Akay: Film projemizde Çinli yetkililerin karar vermesini bekliyoruz
İçeriği Görüntüle

Sekiz yıldır ebru sanatıyla uğraşan ve 32 yıldır çocuk hemşiresi olarak çalışan Şule Demiryılmaz da ebru sanatının kendisi için yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda bir yaşam öğretisi olduğunu söyledi.

'Ebru benim için hayatın farklı bir anlamı gibi' diyen Demiryılmaz'a göre bu sanat kişinin anın kıymetini anlamasını, kendi duygularını ölçmesini ve kendisini daha iyi tanımasını sağlıyor.

Demiryılmaz, 'Kendimi sakinleştirmeme, dingin olmama ve biraz daha sabırlı olmama yardımcı oluyor. Her şeyin benim elimde olmadığını hissettiren bir sanat. Doğayı daha iyi anlamamı sağlıyor' diyerek duygularını dile getirdi.

Yüzyıllar önce İpek Yolu boyunca şekillenen kültürel etkileşimlerin izlerini taşıyan ebru sanatı bugün de farklı yaş ve meslek gruplarından insanları aynı suyun etrafında buluşturarak hem geleneksel bir sanat formu hem de modern yaşamın hızına karşı bir sükunet alanı sunmayı sürdürüyor.

Kaynak: RSS