İSTANBUL, 11 Ağustos (Xinhua) -- Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong'un kaleme aldığı 'Çin'de Hukukun Güvencesinde Birlik ve Ortak Refah' başlıklı köşe yazısı pazartesi günü Türkiye gazetesinde yayımlandı.

Wei, köşe yazısında şu ifadeleri kullandı:

Bu yaz, Türkiye'nin önde gelen gazetecilerinden oluşan bir heyet, Xinjiang'daki gelişmeleri yerinde görmek üzere bölgeyi ziyaret etti. Gazeteciler Türkiye'ye döndüklerinde, Xinjiang'ın son yıllarda kaydettiği gelişmenin kendilerini derinden etkilediğini dile getirdi. Farklı etnik grupların eşitlik ve dostluk içinde bir arada yaşadığı bölgede, sokaklarda Çince ve Uygurca hazırlanmış iki dilli tabelalara her adımda rastlanıyor. Altyapının son derece gelişmiş olduğu Xinjiang'da elektrik ve internet hizmetleri en ücra köylere kadar ulaşmış durumda. Toplumsal uyum ve istikrarın hakim olduğu bölgede yaşlıların bakımı güvence altına alınırken, yetişkinler bilgi ve yeteneklerini en iyi şekilde değerlendirebiliyor; çocuklar ve gençler ise sağlıklı biçimde yetişerek güvenli bir geleceğe adım atıyor. Türk gazetecilerin gözlemleyip aktardıkları bu güzel Xinjiang tablosu, Çin ulusunun büyük ailesinin bir yansıması olduğu kadar, yeni dönemde Çin'de etnik gruplar arasında sağlanan dayanışma ve ortak ilerlemenin de somut bir göstergesidir.

Çin, 56 etnik gruptan oluşan ve 1,4 milyarı aşkın nüfusa sahip çok etnikli bir devlettir. Çin'in uzun vadeli toplumsal istikrarı ve hızlı ekonomik kalkınması, tüm etnik grupların dayanışma ve beraberliğine ve ortak çabalarına dayanmaktadır. 1 Temmuz'da resmen yürürlüğe giren Çin Halk Cumhuriyeti Etnik Dayanışma ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu, yeni dönemde Çin'in etnik meseleler alanında çıkardığı ilk özel kanundur. Bu düzenleme, ülkede etnik dayanışma ve ortak ilerlemeye yönelik çalışmaların daha düzenli, kurumsal ve hukuka dayalı bir zeminde yürütüleceği yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir. Kanun aynı zamanda uluslararası topluma, Çin'in etnik meseleleri hukuka dayalı biçimde yönetme anlayışını daha yakından tanıma imkanı sunan yeni bir pencere açmaktadır.

I. Hukukun Güvencesinde Birlik ve Ortak Aidiyet

Çin, 56 etnik grubu bünyesinde barındıran üniter ve çok etnikli bir devlettir. Han etnik grubu ile diğer 55 etnik grup, hep birlikte büyük Çin ulusu ailesini oluşturmaktadır. Tüm etnik gruplar, tarih boyunca süregelen temas, etkileşim ve kaynaşma içinde anavatanın geniş coğrafyasını birlikte imar etmiş, üniter ve çok etnikli devleti el birliğiyle kurmuş, görkemli Çin tarihini birlikte yazmış, zengin Çin kültürünü birlikte yaratmış ve büyük ulusal ruhu birlikte şekillendirmiştir. Bu ortak tarihsel süreç, kan bağlarıyla bütünleşen, ortak değerler etrafında kenetlenen, kültürel bağları güçlü, ekonomik olarak birbirine bağlı ve gönülden yakın bir kader birliği meydana getirmiştir. Zarif ezgileriyle Uygur Makamı, derin ve etkileyici tınılarıyla Moğol uzun şarkıları ve zengin anlam dünyasıyla Tibet operası: Azınlık etnik gruplara ait somut olmayan kültürel mirasın bu seçkin örnekleri, Çin medeniyetinin tüm etnik grupların birlikte bestelediği muhteşem bir senfoni olduğunu gözler önüne sermektedir.

Günümüzde Çin'in devletin birliğini ve etnik dayanışmayı hukuk yoluyla açıkça güvence altına almasının amacı, tarihsel süreç içinde şekillenen bu ortak aidiyet ve kader bilincini, toplumun tamamının benimsediği ortak değerlere ve davranış ilkelerine dönüştürmektir. Söz konusu kanun, azınlık etnik grupların kendi dil ve yazılarını öğrenme ve kullanma hakkına saygı gösterilmesini ve bu hakkın güvence altına alınmasını açıkça hükme bağlamaktadır. Aynı zamanda bu dil ve yazıların kurallı hale getirilmesini, standartlaştırılmasını ve dijitalleşmesini teşvik eden kanun, azınlık etnik gruplara ait tarihi yazılı eserlerin korunmasını, tasnif edilmesini, araştırılmasını ve bunlardan yararlanılmasını desteklemektedir. Böylece her etnik grubun seçkin kültürü, Çin medeniyetinin büyük ailesi içinde kendi özgün güzelliğini korurken diğer kültürlerle karşılıklı etkileşim içinde birlikte gelişip zenginleşebilecektir. Çeşitlilik içinde birlik özelliği taşıyan Çin medeniyeti de kuşaktan kuşağa aktarılacak, zaman içinde sürekli yenilenerek canlılığını koruyacaktır.

II. Hukukun Güvencesinde Etkileşim, Kaynaşma ve Ortak Yaşam

Çin ulusu, çeşitli etnik gruplar arasında tarih boyunca gelişen temas, etkileşim ve kaynaşma sonucunda şekillenmiştir. Tüm etnik grupların daha iyi bir geleceğe ulaşabilmesi, aralarındaki dayanışmayı güçlendirmelerine ve Çin ulusunu oluşturan büyük ailenin ayrılmaz bir parçası oldukları bilinciyle hareket etmelerine bağlıdır. Söz konusu kanun, yeni dönemde etnik gruplar arasındaki temas, etkileşim ve kaynaşmayı teşvik eden uygulamalardan edinilen deneyimleri hukuki bir çerçeveye kavuşturmuştur. Kanun, etnik grupların uyum ve kaynaşma içinde bir arada yaşamasını, nüfus hareketliliğini ve karşılıklı bütünleşmeye dayalı gelişimi teşvik etmekte; eğitim, kültür, spor, turizm ve internet gibi alanlar aracılığıyla etnik gruplar arasındaki temas, etkileşim ve kaynaşmanın derinleştirilmesine yönelik somut hükümler içermektedir. Yeni dönemde bu alandaki işbirliği ve destek mekanizmaları sürekli geliştirilmektedir. Doğu ve batı bölgeleri arasındaki işbirliği, eşleştirme esasına dayalı bölgesel destek, belirli bölgelere yönelik hedefli yardım ve üniversite öğrencilerinin batı bölgelerinde gönüllü hizmet vermesini öngören 'Batı Kesimi Planı' bunların başlıcalarıdır. Ülkenin dört bir yanında etnik grupların iç içe yaşadığı toplumsal yapılar ve ortak yaşam alanları oluşturulmaktadır. 'Birbirinin ayrılmaz parçası olma' anlayışını yansıtan bu ortak yaşam düzeni giderek pekişmektedir. Son yıllarda Xinjiang'daki çeşitli etnik gruplara mensup 200 bini aşkın genç, başkent Beijing başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerinde düzenlenen 'Vatan Sevgisi, Çin Yolculuğu' gibi yurtseverlik temalı eğitim ve inceleme gezilerine katıldı. Bu gençler, attıkları her adımla vatan sevgilerini ve Çin Rüyası'na dair umutlarını ortaya koydu. Ülkenin dört bir yanından Xinjiang'a yapılan turistik ziyaretlerin sayısı son iki yıldır yıllık olarak 300 milyonu aştı. Ziyaretçiler bölgenin özgün lezzetlerini tattı, eşsiz manzaralarını keşfetti, böylece Xinjiang'a gönül verenlerin sayısı da her geçen gün arttı. Dağları ve denizleri aşan bu karşılıklı buluşmalar, etnik gruplar arasındaki temas, etkileşim ve kaynaşmanın giderek derinleştiğini ve günlük yaşamda somut karşılık bulduğunu göstermektedir. Bu aynı zamanda tüm etnik grupların nar taneleri gibi birbirine sımsıkı kenetlendiği yeni dönemin canlı tablosunu gözler önüne sermektedir.

III. Hukukun Güvencesinde Kalkınma ve Ortak Refah

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin tarzı modernleşmeyi ilerletme ve ortak refahı gerçekleştirme sürecinde hiçbir etnik grubun geride bırakılamayacağını vurgulamıştır. Çin Komünist Partisi 18. Ulusal Kongresi'nden bu yana, Parti'nin tüm üyeleri ile ülkenin bütün etnik gruplarına mensup halkın kararlı ve kesintisiz çabaları sayesinde Çin genelinde her bakımdan orta halli refah toplumunun inşası tamamlanmış ve nüfusu görece az olan 28 etnik grubun tamamı bir bütün olarak yoksulluktan kurtulmuştur. Bu kanun, Çin'in kalkınmanın halk için ve halkın gücüyle gerçekleştirilmesi, kazanımlarının ise yine halk tarafından paylaşılması anlayışına bağlılığını açıkça yansıtmaktadır. Tüm etnik grupların ortak refah ve kalkınmasını teşvik etmeyi önemli bir kurumsal düzenleme haline getiren kanun, tüm etnik grupların modernleşmenin kazanımlarından birlikte yararlanabilmesi için sağlam bir hukuki güvence sunmaktadır. 2025 yılında Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nin gayrisafi bölgesel hasılası 2,15 trilyon yuanı aşmıştır. Bölgede dokuz yıllık zorunlu eğitimde devamlılık oranı yüzde 99'un üzerine çıkarken, toplam uzunluğu 12.400 kilometreyi bulan otoyol ağı tüm il ve şehir merkezlerine ulaşmıştır. Taklamakan Çölü'nün çevresinde, kum hareketlerini engelleyen 3.046 kilometre uzunluğunda yeşil bir koruma kuşağı oluşturulmuştur. Bölgedeki tüm etnik gruplara mensup insanların yaşam koşulları giderek iyileşirken, geleceğe dair umutları da her geçen gün güçlenmektedir.

Bugün Çin-Avrupa yük trenleri, Çin'de üretilen mallarla yüklü olarak Urumqi Uluslararası Kara Limanı Bölgesi'nden batıya doğru hızla yol almaktadır. Uluslararası hava hatları ise Urumqi ile İstanbul ve dünyanın diğer şehirleri arasında hava köprüleri kurmaktadır. Gözler önüne serilen bu kalkınma tablosu, tüm etnik grupların Çin tarzı modernleşmeyi birlikte inşa etme ve kalkınmanın meyvelerini birlikte paylaşma yönündeki somut çabalarını canlı biçimde yansıtmaktadır. Bu aynı zamanda Çin ulusunun ortak çaba ve ortak refah yolundaki güçlü dinamizmini açıkça ortaya koymaktadır.

Çin'in Bengbu kenti gelişmiş cam sektörüyle öne çıkıyor
Çin'in Bengbu kenti gelişmiş cam sektörüyle öne çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Bu yıl, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıldönümünü kutluyoruz. İlişkilerimizin ulaştığı bu yeni tarihsel eşikte, daha fazla Türk dostumuzun Çin'i ziyaret ederek birlik ve uyumun hakim olduğu, dışa açık ve kapsayıcı, müreffeh ve dinamik bu ülkeyi kendi gözleriyle görmesini, bizzat deneyimlemesini ve yakından tanımasını temenni ediyorum. Çin ve Türk halkının birbirini daha iyi tanıdığı, birbirine daha da yakınlaştığı ve el ele ilerlediği yeni bir sayfayı hep birlikte yazalım.

Kaynak: RSS