Çin

Çin'in Ankara Büyükelçisi: Çin, Ortadoğu'nun barış ve istikrarına daima güçlü ve pozitif bir ivme kazandırmakta

Abone Ol

İSTANBUL, 14 Nisan (Xinhua) -- Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin'in 'Çin, Ortadoğu'nun barış ve istikrarına daima güçlü ve pozitif bir ivme kazandırmakta' başlıklı makalesi, Aydınlık Gazetesi ve Demirören Haber Ajansı'nda yayımlandı.

Büyükelçi, yazısında şu ifadeleri kullandı:

Günümüz dünyası yeni bir çalkantı ve dönüşüm dönemine girmiş, jeopolitik çatışmalar ve bölgesel krizler iç içe geçmiştir. Küresel sorunların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri olan Ortadoğu, uzun yıllar boyunca maruz kaldığı savaşlar ve zorunlu göçler nedeniyle büyük acılar çekmektedir. Son dönemde bölgede çatışmaların yeniden alevlenmesiyle durum daha da endişe verici boyuta ulaşmıştır. Ortadoğu ülkelerinin stratejik ortağı olan Çin, hiçbir zaman olaylara seyirci kalmamıştır, aksine sorumlu büyük ülke bilinciyle aktif rol üstlenmiştir. Adalet ve hakkaniyet bayrağını yüksekte tutarak öne çıkan bölgesel sorunların çözümüne ve bölgenin barış ve istikrarına yapıcı katkıda bulunan Çin, Ortadoğu ülkelerinin refahına yoğun çaba sarf etmektedir.

ÇİN, BÖLGEDE BARIŞ VE İSTİKRARI DAİMA KARARLILIKLA TEŞVİK ETMEKTEDİR

Tarih defalarca şunu göstermiştir ki, güç kullanımı sorunları çözemez, tek gerçekçi çözüm yolu diyalog ve diplomasidir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze'de acil ateşkes öngören ilk bağlayıcı karar Çin'in öncülüğünde kabul edilmiştir. Çin'in arabuluculuğunda Suudi Arabistan ile İran arasında tarihi uzlaşma sağlanmış, 14 Filistinli grup Çin'de bir araya gelmiş ve 'Beijing Deklarasyonu'nu imzalamıştır. Böylece bölgede bir 'uzlaşı dalgası' başlatılmıştır. İran'da çatışmaların patlak vermesinden bu yana Çin, barışı teşvik etmeye ve çatışmaları sona erdirmeye yönelik çabalarını sürdürmektedir. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türk mevkidaşı Hakan Fidan başta olmak üzere ilgili ülkelerin dışişleri bakanlarıyla toplam 26 kez telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Çin hükümetinin Ortadoğu Özel Temsilcisi bölgede mekik diplomasisi yürütmüştür. Çin, Pakistan ile birlikte Körfez ve Ortadoğu'da barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik beş maddelik ortak girişimi ortaya koymuştur. Bunun dışında, bölgenin barışı için olumlu bir dış ortam yaratmak amacıyla Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmayı sonlandırmak üzere Çin'in arabuluculuğunda Urumqi'de üçlü bir görüşme gerçekleştirilmiştir.

ÇİN, BÖLGEDE ADALET VE HAKKANİYETİ DAİMA KARARLILIKLA SAVUNMAKTADIR

Filistin meselesi, Ortadoğu'daki sorunların merkezinde yer almakta olup bölgenin barışı ve istikrarı ile uluslararası adalet açısından hayati önem taşımaktadır. 'İki devletli çözüm', Filistin meselesinin tek çözüm yoludur, diğer tüm düzenlemeler ya da yeni mekanizmalar bu çözümü aşındırmak yerine desteklemelidir. Filistin Kurtuluş Örgütü'nü ve Filistin Devleti'ni tanıyan ilk ülkelerden biri olan Çin, Filistin halkının meşru ulusal haklarını geri kazanma mücadelesini her zaman kararlılıkla desteklemektedir. Çin, Filistin meselesinin kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması ve uluslararası toplumun Filistin halkına adalet sağlaması için çabalarını sürdürecektir. Son dönemde İran'daki çatışmalar bölgesel güvenlik ve istikrarı ciddi şekilde etkilemiştir. İran'ın da, Körfez ülkelerinin de egemenlik, güvenlik ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı gösterilmesi ve hem seyrüsefer hem de enerji altyapılarının güvenliğinin sağlanması gerektiği kanaatindeyiz. Bölge ülkeleri işbirliğine dayalı ortak, kapsamlı ve sürdürülebilir bir güvenlik anlayışıyla ve diyalog ve istişare yoluyla anlaşmazlıkları gidererek kolektif bir güvenlik mimarisi inşa etmelidir.

ÇİN, BÖLGENİN KURALLARI VE DÜZENİNİ DAİMA KARARLILIKLA KORUMAKTADIR

Güçlü olmak, haklı olmak anlamına gelmez. Dünya, güçlünün zayıfı ezdiği orman kanunu çağına geri dönmemelidir. İran savaşında kimin haklı kimin haksız olduğu son derece açık ve nettir. ABD ve İsrail'in, İran ile yürütülen müzakerelerin devam ettiği sırada BMGK'nin yetkisi olmaksızın İran'a yönelik askeri saldırı başlatması, BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını açıkça ihlal etmiştir. ABD ve İsrail'in İran'daki sivil nükleer tesislere saldırması, nükleer silahların yayılmasını önleme kisvesi altında küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini baltaladığı gibi Küresel Güney ülkelerinin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanmaya yönelik meşru hakkına da zarar vermiştir. Çin tarafı buna kararlılıkla karşı çıkmaktadır. Taraflar gerçek anlamda çok taraflılığı hayata geçirmeli, BM merkezli uluslararası sistemi, uluslararası hukuka dayalı uluslararası düzeni ve BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini gözeten uluslararası ilişkilerin normlarını kararlılıkla savunmalı, hem Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nın otoritesini, etkinliğini ve evrenselliğini hem de küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini korumalıdır.

Yükselen büyük ülkeler ve Küresel Güney'in önemli üyeleri olarak Çin ve Türkiye, gerçek çok taraflılık anlayışını benimsemekte ve pek çok önemli uluslararası ve bölgesel konuda ortak görüşleri paylaşmaktadır. Çin, ateşkesin sağlanması ve sorunların siyasi yollardan çözülmesi için gösterdiği çabalar ve İran'daki çatışmalardan etkilenmesine rağmen sergilediği soğukkanlı ve itidalli tutumdan dolayı Türk tarafını takdirle karşılamaktadır. Çin'in 15. Beş Yıllık Plan döneminin başlangıcı olan 2026 yılı, Çin-Türkiye ilişkilerinin de 55. yılına işaret etmektedir. Barışı ortaklaşa tesis etmek ve ikili ilişkilerimizin stratejik niteliğini daha da pekiştirmek üzere, Türkiye ile birlikte iki ülke liderlerinin vardığı önemli mutabakatları kapsamlı şekilde hayata geçirmek için karşılıklı siyasi güvenimizi pekiştirmeye, çok taraflı konularda koordinasyonu güçlendirmeye, çatışmaların sona erdirilmesi ve diyalog ve müzakerelerin başlatılması için köprü rolü üstlenmeye hazırız.