Kültür - Sanat ve Tarih

İpek Yolu'nun iki kadim kenti İstanbul ve Nanjing, ortak mirasın korunması için İstanbul'da buluştu

Abone Ol

İSTANBUL, 3 Temmuz (Xinhua) -- Çin'in Yangtze Nehri kıyısında yüzyıllar boyunca siyasi, kültürel ve ticari yaşamın önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkan Nanjing ve Asya ile Avrupa'yı buluşturan medeniyetlerin kesişim noktası İstanbul, tarihi mirasın korunması ve geleceğe taşınmasına yönelik ortak arayışlarını bu kez İstanbul'da düzenlenen bir diyalog etkinliğinde ele aldı.

Perşembe günü İstanbul'da 'Nehir ve Deniz Bağlantıları, İpek Yolu Üzerindeki Yoldaşlar' temasıyla düzenlenen Nanjing-İstanbul Şehir Medeniyeti Diyaloğu'nda, Antik İpek Yolu'yla birbirine bağlanan bu iki kadim kentin tarih boyunca şekillenen kültürel birikimi, günümüzün koruma ve sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde değerlendirildi. Etkinlikte, kültürel mirasın korunmasında yerel yönetimlerin, uluslararası kuruluşların ve akademik çevrelerin üstlenebileceği ortak rol öne çıktı.

Etkinliğe video bağlantısıyla katılan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Avrupa Bölge Bilim ve Kültür Bürosu (Venedik Ofisi) Kültür Bölümü Başkanı Frederique Aubert, hem Nanjing'in hem de İstanbul'un insanlık tarihi açısından zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yaptığını belirtti. Aubert, iki kentin mirasın korunmasına ilişkin deneyimlerinin, tarihi kentlerin korunması ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından uluslararası ölçekte örnek teşkil edebileceğini ifade etti.

İstanbul'da düzenlenen Nanjing-İstanbul Şehir Medeniyeti Diyaloğu kapsamında açılan 'İki Şehrin Yansıması: Bin Yıllık İpek Yolu Boyunca Medeniyetlerin Ortak Yaşamı' adlı sergi, 2 Temmuz 2026. (Fotoğraf: Liu Lei/Xinhua)

Toplantıda, tarihi kentlerin yalnızca geçmişin izlerini taşıyan mekanlar değil, aynı zamanda günümüz kent yaşamında kimlik, aidiyet ve kültürel sürekliliğin taşıyıcısı olduğu vurgulandı. Bu çerçevede, Nanjing ile İstanbul arasındaki temasların, iki kentin farklı tarihsel deneyimlerine rağmen benzer koruma sorunları ve ortak çözüm arayışları etrafında şekillendiği kaydedildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Huriye Merve Gedik de diyalog buluşmasının iki kentin birbirini daha yakından tanıması açısından önemli bir zemin sunduğunu söyledi. Aralarındaki binlerce kilometrelik mesafeye rağmen bu tür temasların şehirlerin mimarisi, gelenekleri, tarihi ve kimliği hakkında daha derinlikli bir anlayış geliştirilmesine katkı sağladığını belirten Gedik, 'Bu durum aslında her iki tarafı da besleyen bir süreç yaratma şansı tanıyor. Bu konudaki işbirliğimizi artırmak, birbirimizden öğrendiğimiz ve karşılıklı ziyaretlerle farklı fikirleri paylaştığımız son derece verimli süreçlerin başlamasını sağlayacaktır' dedi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neriman Şahin Güçhan ise kültürel miras alanındaki işbirliğinin yalnızca kurumsal düzeyde değil, akademik alanda da güçlenmeye başladığına dikkat çekti. Güçhan, Çin'in önde gelen mimarlık kurumlarından Güneydoğu Üniversitesi ile üç yıl önce imzaladıkları işbirliği protokolünü hatırlatarak, Çin'in kendine özgü ve son derece zengin kültürel mirasının yanı sıra özgün bir koruma anlayışına da sahip olduğunu, bunun da karşılıklı öğrenme açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

'Bizim açımızdan bu işbirliği son derece kıymetli' diyen Güçhan, 'Tüm bu birikimleri bir araya getirerek, karşılıklı kültürlerimizi anlama ve yorumlama biçimlerimizi paylaşma noktasından hareketle çok nitelikli uluslararası ortak projeler geliştirilebileceğini umut ediyorum' ifadelerini kullandı.

Nanjing Belediyesi Enformasyon Ofisi'nin ev sahipliği yaptığı etkinlik, Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi, Çin'in Ankara Büyükelçiliği ve Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu tarafından ortaklaşa düzenlendi. Etkinliğe iki ülkenin yayıncılık, edebiyat ve medya çevrelerinden 100'den fazla kişi katıldı.

Geçmişte İpek Yolu üzerinden mal, insan ve fikir akışına tanıklık eden Nanjing ve İstanbul, bugün kültürel mirasın korunmasına ilişkin deneyimlerin paylaşımı üzerinden yeni bir bağ kuruyor. İstanbul'da düzenlenen diyalog buluşması da bu iki kadim kentin yalnızca geçmişin mirasını korumayı değil, onu çağın ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak geleceğe taşımayı ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü ortaya koydu.