İSTANBUL, 16 Mart (Xinhua) -- Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, kısa süre önce tv100 kanalına verdiği özel röportajda Ortadoğu'daki gelişmelere ve Çin-Türkiye ilişkileri başta olmak üzere çeşitli konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İşte röportajda öne çıkan soru ve yanıtlardan bazıları:
- İsrail ve ABD'nin İran'a müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda İran'ı destekliyor musunuz? Haklı buluyor musunuz?
ABD ve İsrail'in İran'a, İran ile ABD arasında müzakerelerin sürdüğü sırada saldırması kabul edilemez bir durum. Egemen bir ülkenin liderinin öldürülmesi ve rejim değişikliğinin kışkırtılması da kabul edilemez. Tüm bunlar, uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin temel normlarının ihlali anlamına geliyor. İran ve Körfez ülkelerinin egemenlik, güvenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir. Masum sivillere ve sivil hedeflere yönelik her türlü saldırı kınanmalıdır. Halihazırda birinci öncelik, askeri operasyonların derhal durdurulması ve savaşın ateşinin daha fazla yayılmasının önlenmesidir. Barışın yeniden tesis edilmesi amacıyla en kısa sürede diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çaba gösterilmelidir. Temel çözüm ise uluslararası hukuka ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına bağlılığa yeniden dönülmesidir.
- ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının arka planında Çin'le mücadele olduğu da ifade ediliyor. Bu savaşın aynı zamanda Çin'e karşı ilan edilmiş bir savaş olduğu tartışmaları var. Siz bu konu ile ilgili ne dersiniz?
Çin savaşın tarafı değildir, ancak savaşın uzaması ve gerilimin tırmanması hiçbir tarafın çıkarına olmaz. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye gibi biz de gelişmelerden endişe duyuyor ve bölgesel istikrardan etkileniyoruz. Çin tarafı her daim savaşın ve güç kullanımının sorunları kökünden çözemeyeceğini, sorunların doğru çözüm yolunun diyalog ve müzakereden geçtiğini, ihtilaflar ve anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini savunmaktadır ve bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlamaya devam edecektir.
- Bütün dünya bu savaşın bir an önce bitmesini bekliyor. Size göre bu savaş ne zaman biter?
Bu sorunun cevabını muhtemelen yalnızca savaşın tarafları verebilir. Savaşın patlak verdiği ilk günden itibaren Çin tarafı açık ve net bir şekilde ateşkesin sağlanması, çatışmaların durdurulması ve diyalog ile müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmakta ve sorunun siyasi çözümünü savunmaktadır. Son günlerde Çin tarafı yoğun bir şekilde arabuluculuk faaliyetinde bulunmaktadır. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirerek savaşın durdurulması ve gerilimin düşürülmesi için çaba sarf etmektedir. Çin hükümetinin Ortadoğu özel temsilcisi an itibarıyla bölgede temaslarını sürdürmektedir.
Ateşkesin bir an önce sağlanmasını temenni ediyoruz. Ne kadar erken sağlanırsa o kadar iyidir. Bölgede barış ve istikrarı en kısa sürede yeniden tesis etmek üzere ilgili tüm tarafların anlaşmazlıkları diyalog ve istişare yoluyla çözmesine ivme kazandırmak için uluslararası toplumla birlikte arabuluculuk yapmaya ve müzakereyi teşvik etmeye devam edeceğiz.
- Hürmüz Boğazı tartışmaları gündemde. İran'ın en önemli kozunun Hürmüz Boğazı olduğu ifade ediliyor. Enerjinin yüzde 20'sinin Hürmüz Boğazı üzerinden transfer edildiği söyleniyor. Hürmüz Boğazı'nın bu savaşta önemi nedir? Ayrıca Hürmüz'ün kontrolünün Çin açısından da çok stratejik olduğu ifade ediliyor. Bu konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sular, uluslararası mal ve enerji ticareti açısından son derece önemli bir geçiş hattıdır. Bu bölge, enerji güvenliği ve dünya ekonomisi için hayati öneme sahiptir. Tüm taraflar enerji arzının istikrarı ve kesintisiz bir şekilde sürdürülmesini sağlamakta sorumludur. Bu bölgenin güvenliği ve istikrarının korunması uluslararası toplumun ortak çıkarınadır. Körfez ülkeleriyle yakın siyasi, ekonomik, ticari ve beşeri işbirliğini sürdürüyoruz ve bölgede gerilimin tırmanmasını istemiyoruz. Çin tarafı tüm taraflara askeri operasyonların derhal durdurulması, gerilimin artırılmasından ve küresel ekonominin daha çok etkilenmesinden kaçınılması çağrısında bulunmaktadır. Çin kendi enerji güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alacaktır.
- Bu savaş uzarsa 3. Dünya Savaşı'nın başlama ihtimali var mı?
Biz de savaşın uzamasını görmek istemiyoruz. Biz de aktif bir şekilde arabuluculuk yapıyoruz ve barış ve müzakereyi teşvik ediyoruz. Türkiye de bölgede barışın tesis edilmesi için yoğun çaba sarf ediyor. Sanırım bu bizim ortak temennimiz. Bölgede tansiyonun bir an önce düşürülüp barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesini temenni ediyoruz.
- Türkiye ve Çin ilişkilerinin son yıllarda geliştiğini görüyoruz. Türkiye-Çin ilişkileri son yıllarda hangi düzeyde? Bu konuda neler söylersiniz?
İki ülke liderlerinin stratejik rehberliğinde her alandaki işbirliklerimiz sağlam adımlarla ilerlemiş ve göze çarpan sonuçlar elde edilmiştir. İkili ilişkilerimizin stratejik niteliği daha da pekiştirilmiş ve derinleştirilmiştir. Geçtiğimiz Ağustos ayında Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Shanghai İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi esnasında Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmiş, Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişimine yön vermiş ve ivme kazandırmıştır. Kuşak ve Yol Girişimi'nin orta koridor planlarıyla uyumlaştırılması süreci hız kazanmıştır. Şu an itibarıyla Çin'den Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımların toplam stoğu 3,2 milyar doları aşmıştır.
Çin şirketlerinin Türkiye'ye ilgisi giderek artmaktadır. Merkez bankalarımız, ikili para takası yani swap anlaşmasını yenilemiş, Renminbi Takas Bankası Türkiye'de resmen faaliyete geçmiştir. İki ülke arasında yolcu seferi hakkı büyük ölçüde artırılmış olup, Çin-Avrupa Demiryolu'nun güney hattı da başarıyla faaliyete geçmiştir. Çin-Türkiye hızlı yük trenleri ise düzenli olarak faaliyet göstermektedir.■