Politika

Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı'nda kazandığı zaferin 80. yıldönümü vesilesiyle İstanbul'da sempozyum düzenlendi

Abone Ol

"Barışı Korumak, Geleceği Birlikte İnşa Etmek: Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı ve Dünya Anti-Faşist Savaşı'nın Zaferinin 80. Yıldönümü Anma Sempozyumu" İstanbul'da düzenlendi.

Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu ve Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı'nın ortaklaşa düzenlediği salı günkü sempozyuma Türkiye ve Çin'den düşünce ve medya kuruluşları ve akademi camiasının yanı sıra Özbekistan, Azerbaycan, Arjantin ve Polonya'nın diplomatik misyonlarından 100'ün üzerinde temsilci katıldı.

Etkinlikte Xinhua Haber Ajansı'nın özel olarak temin ettiği 60 tarihi fotoğrafın yer aldığı bir sergi de düzenlendi.

Etkinlikte konuşma yapan Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı'nın tarihsel bağlamı, savaş sonrası uluslararası düzen ve Çin-Türkiye ilişkileri konularına odaklandı. Wei ayrıca tarihin asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

SES (İngilizce): WEİ XİAODONG, Çin'in İstanbul Başkonsolosu:

Çin, ağır fedakarlıklar üstlenerek Asya'daki ana cephede savaşın yükünü taşımıştır.

Bu süreçte Çin, sadece kendi milletini kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda Sovyetler Birliği ve Batılı müttefiklere de kritik bir stratejik avantaj sağlamıştır.

Bu fedakarlıklarıyla Çin, Dünya Anti-Faşist Savaşı'na kalıcı katkılarda bulunmuştur.

Konuşmacılar, İkinci Dünya Savaşı zaferinin uluslararası toplumun faşist güçlere karşı ortak mücadelesinin bir sonucu olduğunu belirterek, Çin'in ve diğer ülkelerin savaşta yaptığı büyük fedakarlıkların ve zafer için sağladığı önemli katkıların tarihte unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Konuşmacılar ayrıca ülkeleri, saygı ilkesini benimseyerek küresel yönetişim sisteminin reformunu ve iyileştirilmesini teşvik etmeye, gerçek çok taraflılığı ve tarihsel adaleti savunmaya çağırdı.

HASAN ÜNAL, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi:

Dünya her zamanki gibi ve olması gerektiği gibi şimdi hızla çok kutupluluğa doğru evriliyor.

Dünya öyle bir hızla çok kutuplu bir yapıya büründü ki, bu süreç neredeyse durdurulamaz hale geldi.

Bu ise olumlu bir işarettir.

Çünkü hiçbir zorbanın her yerde, her zaman ve her konuda kendi iradesini dayatmasına izin verilmemelidir.

Xinhua Haber Ajansı muhabirleri İstanbul'dan bildiriyor. (XHTV)